Bugun...
Reklam
Reklam
“Körler sağırlar birbirini ağırlar"


Yıllanmış... Tarih Kokan Yazılar
ykilickocaeli@hotmail.com
 
 
facebook-paylas
Tarih: 14-01-2017 02:16

 

Birkaç yıl önce gazeteciler adına devrim niteliği taşıyacak önemli bir çalışmaya imza atmıştım. Kendimi adeta gazetecilerin geleceğine adamıştım.

Türk Basın Birliği başkanlığına adaylığımı koyarak, gazetecilerin yaşadıkları tüm sıkıntılara bir son verecek önemli projeleri hayata geçirmeye, oldukça kararlıydım.

Bu amaca uygun arkadaşlardan oluşan yönetimimiz büyük bir medeni cesaret gösterip bu hedefler uğruna yönetime aday olmuştuk. Ancak bu tarihi eylem yine kukla olmaktan bir türlü kurtulamayan O' gazeteci arkadaşlarımız ve onların bu hak arayışını asla kabullenemeyecek olan üstleri tarafından engellendi.

Ve seçimi oldukça büyük bir farkla kaybettik. Üstelik her fırsatta Gazeteciler Cemiyeti, Türk Basın Birliğin yönetimini eleştirenler bazı sözde gazeteciler ise kongreye katılma cesaretini dahi gösterememişti.

Tüm bunlara rağmen kongrede şimdiye kadar duymadığım bir haz duydum, mutluluk duydum. Çünkü tarihinde ilk kez kongremiz, bu kadar kalabalık olmuştu. Zafer, işi bu kez gerçekten sıkı tutmuştu. Hatta işinden ayrılıp işsiz kaldığı için memleketine dönen arkadaşlara iş sözü vermiş, yol ücretlerini bile cebinden karşılayıp kongreye katılımını sağlamıştı. Biz kongre hazırlığında iken Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti'de sessiz sedasız bir kongre yapmıştı. Halit Yılmaz tek adaydı. Kongreye katılan üye sayısı o kadar azdı ki, katılanlar yönetimde görev almıştı. Aradan az bir zaman geçti. Geçtiğimiz hafta Seka Park'da Gazeteciler Cemiyeti tarafından Basın Onur Günü nedeniyle organize edilen bir yemek vardı. Yemek gerçekten çok kalabalıktı. Oldukça şaşırdım. Oturacak yer bulmakta güçlük çekmiştik. Oturdum ve çevremdeki insanları tek tek gözden geçirdim.

Bu görkem aslında cemiyetin değil, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ömer Polat'ın bir gövde gösterisiydi. Son birkaç yıldır reklam ve ilan pastası için kurulan eş dost ajanslarındaki yapılanmasını oldukça hızlandıran Polat'ın desteklediği ajansların tamamı oradaydı. Belediye basın yayınları,reklam departmanları, ajans sahipleri, yöneticileri ve çalışanları eksiksiz olarak yemeğe katılmıştı. Bu şunu gösteriyorki ajanslar son bir yıldır oldukça genişlemiş, büyümüştü. Arada birkaç eski tanınmış gazeteciye de, sanki başka gazeteci kalmamış gibi göstermelik plaket verildi. Göz boyamak için her yıl aynı kişilere, hem TBB hem de Cemiyet tarafından 2 şer kez verilen ödüller dışında maalesef hiçbir şey yokdu. Sayın Vali Topaca'da yemekte oldukça anlamlı konuştu. Konuşurken yeni olduğu için muhtemelen şaşırıp “Yahu Kocaeli'de amma gazeteci varmış” demiş şaşırmıştır. Yok sayın valim. Bu kentte çok az gazeteci var. Onlarda öyle boş vakit bulup her etkiniğe katılacak durumda değiller. Onlar sürekli çizgileri ve doğruları uğruna mücadele ediyorlar.

Etrafınızı saran o kalabalık içerisinde zikren ve fikren gazetecilik yapanların oranı yüzde 2'yi geçmez. Yüzde 88'i maalesef besleme basın. “Körler sağırlar birbirini ağırlar” misali yapılan toplantılar da, sektöre yıllarca hizmet veren insanlar dışlanıp küstürülüyor. Bu nedenle dir ki sizin dediğiniz gibi yanlışlar sizi olduğu kadar gerçek gazetecilik yapan bizleri de çok yoruyor. Hazırladığım Seçim Yazım ; Sevgili basın mensupları Öncelikle böyle bir göreve talip olmaktan dolayı inanın çok mutlu ve gururluyum.

Bu mutluluğum Türk Basın Birliğine aday olduğumu açıkladıktan sonra aldığım destek ve olumlu tepkilerle daha da arttı. Beni mutlu eden, en önemli etken aday olmamdan çok, yıllardır hayalimde canlandırdığım ideallerimi hayata geçirebileceğim ümidi oldu. Biz basın emekçilerinin artık bu gidişe bir dur deme zamanın geldiğini, arkadaşlarımın bu gidişe dur demek için sabırsızlandığını görüyorum. Yıllardır hepimizin hayal ettiği ortak bir özlemimiz vardı, gazetecileri bir tek çatı altında toplamak. Hepimizin hayali bu kentte görev yapan gazetecilere kaliteli, onurlu, insanca bir yaşam için zemin hazırlamaktı.

Bu hayal dediğimiz düşünceler aslında eğer istenirse her an gerçek olabilir. Bu kentte 3 bine yakın dernek var. Bu derneklerden bir çoğu bunu kolaylıkla başarırken, ülkenin sözde 4 . ve en güçlü organlardan biri olan basın sektörü, bunu neden başaramasın. Bizler topluma örnek olması gereken kişileriz, öyle de olmalıyız. Bunun için ilk olarak önce kendi şartlarımızı düzeltmemiz gerekmez mi? Peki bu nasıl olacak,. Çok basit. Birliktelikle. Birlikte yapılacak bir ortak çalışma ortak mücadeleyle çok rahat bir şekilde gerçekleşebiliriz tüm hayallerimizi. Birliktelikten güç doğar. Biz el ele verip çalışacağız, kazanacağız. Kazandığımız bu gücü yine kendimiz için, geleceğimizi yapılandırmak için kullanacağız. Bu hedeflerimizi yine bizlerin onur ve gururuna yaraşır seviyede, katılımcı politikalarla ve paylaşımcı çalışmalar yaparak gerçekleştireceğiz. Elde ettiğimiz gelirleri yine bu kentte yaşam mücadelesi, onur mücadelesi veren arkadaşlarımız için harcayacağız. Bunları yaparken şeffaf olacağız. Hesabımız kitabımız ortada olacak. Alınacak karar varsa yine hep birlikte alacağız.

Birlikte çalışıp, birlikte kalkınacağız. Ben ve ekibim bu ideallerimizi gerçekleştirmek için hepinizden çok çalışacağız. Hedefimiz bu idealleri gerçekleştirmek olacak. Kocaeli’de bu zinciri kıran ben olmak, meşaleyi tutan biz olmak istiyoruz. O günün bugün olmasını istiyoruz. Bunun için yüreğimizle, beynimizle öz güvenimizle, önce kendimize güvenerek yola çıkıyoruz. -Hayallerimizi gerçek haline getirerek üzerinde birliğimizin ve sizlerin tek tek adının yer aldığı bir basın sitesi kuracağız. Bunun için en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş planlanmış projelerimiz var. Bunu yaparken durumu olmayandan para bile almayacağız. Bu gün sizlere hayal gibi görünen vaatler, bir gün mutlaka gerçek olacak. O vaatlerin mimarı biz olmak istiyoruz. Bunun için sizlerin desteğini istiyorum. Bunu yaparken sizlerin mutlaka bir şekilde taraf olmanızı istiyorum. Çünkü, sizin için belki hiçbir önemi olmayan bir oy, bir banane siz olmasanız bile, sizden sonra aynı duruma düşecek bir basın mensubunun geleceği olabilir. Unutmayın insanlar hak ettikleri gibi yönetilirler. Bizler bunu hak etmiyoruz.

Bu kentte görev yapan, tüm arkadaşlarımı az çok tanıyorum. Ortak bir kanaatim var ki yüzde 99’unuz, samimi, içten, duygusal, hayat mücadelesi içinde yoğrulan bir birinden iyi, birbirinden duygusal, deyim yerindeyse mükemmel insanlarsınız. Mükemmel diyorum çünkü bir başka meslek grubu daha yoktur, bizler gibi karşılıksız özveriyle çalışma ilkesine dayanan. Açlık, yokluk pahasına mücadele veren. Oysa biz onurlu ve gururlu bir mesleğin mensuplarıyız. Bizler bu ülkenin gizli savunucuları, gizli denetçileriyiz. Artık kendi yolumuzu kendi doğrularımızı da bulmanın zamanı gelmedi mi? Bunu kendimiz için, sevdiklerimiz için, geleceğimiz için, bizden sonraki nesiller için, insanlık için istiyorum. Türk Basın Birliği başkanlığına adaylığımı koyarak, gazetecilerin yaşadıkları tüm sıkıntılara bir son verecek önemli projeleri hayata geçirmeye, oldukça kararlıydım. Bu amaca uygun arkadaşlardan oluşan yönetimimiz büyük bir medeni cesaret gösterip bu hedefler uğruna yönetime aday olmuştuk. Ancak bu tarihi eylem yine kukla olmaktan bir türlü kurtulamayan O' gazeteci arkadaşlarımız ve onların bu hak arayışını asla kabullenemeyecek olan üstleri tarafından engellendi.

Ve seçimi oldukça büyük bir farkla kaybettik. Üstelik her fırsatta Gazeteciler Cemiyeti, Türk Basın Birliğin yönetimini eleştirenler bazı sözde gazeteciler ise kongreye katılma cesaretini dahi gösterememişti. Tüm bunlara rağmen kongrede şimdiye kadar duymadığım bir haz duydum, mutluluk duydum. Çünkü tarihinde ilk kez kongremiz, bu kadar kalabalık olmuştu. Zafer, işi bu kez gerçekten sıkı tutmuştu. Hatta işinden ayrılıp işsiz kaldığı için memleketine dönen arkadaşlara iş sözü vermiş, yol ücretlerini bile cebinden karşılayıp kongreye katılımını sağlamıştı. Biz kongre hazırlığında iken Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti'de sessiz sedasız bir kongre yapmıştı. Halit Yılmaz tek adaydı. Kongreye katılan üye sayısı o kadar azdı ki, katılanlar yönetimde görev almıştı. Aradan az bir zaman geçti.

Geçtiğimiz hafta Seka Park'da Gazeteciler Cemiyeti tarafından Basın Onur Günü nedeniyle organize edilen bir yemek vardı. Yemek gerçekten çok kalabalıktı. Oldukça şaşırdım. Oturacak yer bulmakta güçlük çekmiştik. Oturdum ve çevremdeki insanları tek tek gözden geçirdim. Bu görkem aslında cemiyetin değil, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ömer Polat'ın bir gövde gösterisiydi. Son birkaç yıldır reklam ve ilan pastası için kurulan eş dost ajanslarındaki yapılanmasını oldukça hızlandıran Polat'ın desteklediği ajansların tamamı oradaydı. Belediye basın yayınları,reklam departmanları, ajans sahipleri, yöneticileri ve çalışanları eksiksiz olarak yemeğe katılmıştı. Bu şunu gösteriyorki ajanslar son bir yıldır oldukça genişlemiş, büyümüştü.

Arada birkaç eski tanınmış gazeteciye de, sanki başka gazeteci kalmamış gibi göstermelik plaket verildi. Göz boyamak için her yıl aynı kişilere, hem TBB hem de Cemiyet tarafından 2 şer kez verilen ödüller dışında maalesef hiçbir şey yokdu. Sayın Vali Topaca'da yemekte oldukça anlamlı konuştu. Konuşurken yeni olduğu için muhtemelen şaşırıp “Yahu Kocaeli'de amma gazeteci varmış” demiş şaşırmıştır.

Yok sayın valim. Bu kentte çok az gazeteci var. Onlarda öyle boş vakit bulup her etkiniğe katılacak durumda değiller. Onlar sürekli çizgileri ve doğruları uğruna mücadele ediyorlar. Etrafınızı saran o kalabalık içerisinde zikren ve fikren gazetecilik yapanların oranı yüzde 2'yi geçmez. Yüzde 88'i maalesef besleme basın.

“Körler sağırlar birbirini ağırlar” misali yapılan toplantılar da, sektöre yıllarca hizmet veren insanlar dışlanıp küstürülüyor. Bu nedenle dir ki sizin dediğiniz gibi yanlışlar sizi olduğu kadar gerçek gazetecilik yapan bizleri de çok yoruyor.

Hazırladığım Seçim Yazım ;

Sevgili basın mensupları Öncelikle böyle bir göreve talip olmaktan dolayı inanın çok mutlu ve gururluyum. Bu mutluluğum Türk Basın Birliğine aday olduğumu açıkladıktan sonra aldığım destek ve olumlu tepkilerle daha da arttı. Beni mutlu eden, en önemli etken aday olmamdan çok, yıllardır hayalimde canlandırdığım ideallerimi hayata geçirebileceğim ümidi oldu.

Biz basın emekçilerinin artık bu gidişe bir dur deme zamanın geldiğini, arkadaşlarımın bu gidişe dur demek için sabırsızlandığını görüyorum. Yıllardır hepimizin hayal ettiği ortak bir özlemimiz vardı, gazetecileri bir tek çatı altında toplamak. Hepimizin hayali bu kentte görev yapan gazetecilere kaliteli, onurlu, insanca bir yaşam için zemin hazırlamaktı. Bu hayal dediğimiz düşünceler aslında eğer istenirse her an gerçek olabilir. Bu kentte 3 bine yakın dernek var. Bu derneklerden bir çoğu bunu kolaylıkla başarırken, ülkenin sözde 4 . ve en güçlü organlardan biri olan basın sektörü, bunu neden başaramasın.

Bizler topluma örnek olması gereken kişileriz, öyle de olmalıyız. Bunun için ilk olarak önce kendi şartlarımızı düzeltmemiz gerekmez mi? Peki bu nasıl olacak,. Çok basit. Birliktelikle. Birlikte yapılacak bir ortak çalışma ortak mücadeleyle çok rahat bir şekilde gerçekleşebiliriz tüm hayallerimizi. Birliktelikten güç doğar. Biz el ele verip çalışacağız, kazanacağız. Kazandığımız bu gücü yine kendimiz için, geleceğimizi yapılandırmak için kullanacağız.

Bu hedeflerimizi yine bizlerin onur ve gururuna yaraşır seviyede, katılımcı politikalarla ve paylaşımcı çalışmalar yaparak gerçekleştireceğiz. Elde ettiğimiz gelirleri yine bu kentte yaşam mücadelesi, onur mücadelesi veren arkadaşlarımız için harcayacağız. Bunları yaparken şeffaf olacağız. Hesabımız kitabımız ortada olacak. Alınacak karar varsa yine hep birlikte alacağız. Birlikte çalışıp, birlikte kalkınacağız. Ben ve ekibim bu ideallerimizi gerçekleştirmek için hepinizden çok çalışacağız. Hedefimiz bu idealleri gerçekleştirmek olacak. Kocaeli’de bu zinciri kıran ben olmak, meşaleyi tutan biz olmak istiyoruz. O günün bugün olmasını istiyoruz. Bunun için yüreğimizle, beynimizle öz güvenimizle, önce kendimize güvenerek yola çıkıyoruz.

-Hayallerimizi gerçek haline getirerek üzerinde birliğimizin ve sizlerin tek tek adının yer aldığı bir basın sitesi kuracağız. Bunun için en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş planlanmış projelerimiz var. Bunu yaparken durumu olmayandan para bile almayacağız. Bu gün sizlere hayal gibi görünen vaatler, bir gün mutlaka gerçek olacak. O vaatlerin mimarı biz olmak istiyoruz. Bunun için sizlerin desteğini istiyorum. Bunu yaparken sizlerin mutlaka bir şekilde taraf olmanızı istiyorum. Çünkü, sizin için belki hiçbir önemi olmayan bir oy, bir banane siz olmasanız bile, sizden sonra aynı duruma düşecek bir basın mensubunun geleceği olabilir.

Unutmayın insanlar hak ettikleri gibi yönetilirler. Bizler bunu hak etmiyoruz. Bu kentte görev yapan, tüm arkadaşlarımı az çok tanıyorum. Ortak bir kanaatim var ki yüzde 99’unuz, samimi, içten, duygusal, hayat mücadelesi içinde yoğrulan bir birinden iyi, birbirinden duygusal, deyim yerindeyse mükemmel insanlarsınız.

Mükemmel diyorum çünkü bir başka meslek grubu daha yoktur, bizler gibi karşılıksız özveriyle çalışma ilkesine dayanan. Açlık, yokluk pahasına mücadele veren. Oysa biz onurlu ve gururlu bir mesleğin mensuplarıyız. Bizler bu ülkenin gizli savunucuları, gizli denetçileriyiz. Artık kendi yolumuzu kendi doğrularımızı da bulmanın zamanı gelmedi mi? Bunu kendimiz için, sevdiklerimiz için, geleceğimiz için, bizden sonraki nesiller için, insanlık için istiyorum.



Bu yazı 1267 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI